Anadolu Ajansı Parlamento Haberleri Müdürlüğü’nde çalışmakta olan gazeteci-yazar Eyüphan Kılıç’ın üç buçuk yıl süren araştırması sonucu yazdığı Sarı Gelin romanı, Karınca Yayınevi tarafından yayınlandı.
Anadolu Ajansı Parlamento Haberleri Müdürlüğü’nde çalışmakta olan gazeteci-yazar Eyüphan Kılıç’ın üç buçuk yıl süren araştırması sonucu yazdığı Sarı Gelin romanı, Karınca Yayınevi tarafından yayınlandı. Tarihi aşk romanı şeklinde yazılan eser, çok sayıda kaynak eserlerin araştırılması sonucunda ortaya çıkan gerçekleri konu alıyor.
Topluma mal olan ''Sarı Gelin'' türküsü hakkında ortaya atılan “Sarı Gelin’in sarı bir kız olduğu ve aslen Ermeni olduğu” yönündeki iddialara, romanda açıklık getiriliyor. Kitapta, Sarı Gelin'in esmer, yeşil gözlü ve sadece annesinin Ermeni olduğu gerçeğinin yanı sıra ona aşık olanın da Bağdat’tan gelen bir Şeyh olduğu, bu türkünün de Şeyh tarafından yazıldığı anlatılıyor.
Kültürün milliyeti olmaz
Yaklaşık 800 yıl önce yaşanan Sarı Gelin’in günümüze kadar unutulmadığını anlatan Kılıç, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı’nın aşkından geri kalmayan Sarı Gelin ile Senan’ın aşkının, özellikle son yıllarda Ermeniler tarafından sahiplenmeye başladığını, bu kavganın, o kutsal aşkı gölgeleyip, türkünün başka mecralara çekilmesine neden olduğunu söyledi. Yazar Kılıç, ‘’Ermenilerin, Gürcülerin, Azerilerin sahip çıktığı Sarı Gelin türküsü, günümüze kadar bu sahiplenme duygusuyla gerçeğinden saptırılmıştır. Kültürün milliyeti olmaz düşüncesiyle yaklaşık üç yılı aşan araştırma çalışmalarımın sonucunda böyle bir kitap yazma zarureti doğdu. Onlarca kitap, yüzlerce yazılı eser taramamda elde ettiğim bulgular ışığında yazdığım bu roman, hayal ürününden ziyade gerçekleri yansıtan bir eserdir’’ dedi.
“Sağ yanım uyuşmuş oluyordu”
Kılıç, yaptığı konuşmada geçmiş günlerde çocukluğun özlemiyle, dinlediği hikayelerin birinin peşinden giderek bu eserin oluştuğunu belirterek, “Annemin anlattığı masalların hiçbirini sonuna kadar dinleme imkanı bulamamıştım. Uyandığımda, sağ yanım uyuşmuş oluyordu. Öyle uyuşmuştu ki o uyuşukluk, masallarda dinlediğim Sarı Gelin’i arayıp buluncaya kadar gitmemişti. İşte o zaman bir şeylerin farkına yeni yeni varabildim.” diyerek eseri ortaya koyma arzusunun doğuşuna da değindi.
Haber kaynağı: - 2010-01-13 15:11:34